işitme engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işitme engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26.04.2008

Yüzünü güneşe çeviren insan, gölge görmez. ( Helen Keller )


Bundan 6 yıl önce Bütün Dünya dergisinde okumuştum ilk... Sağır ve dilsiz çok insanın hayatını biliyordum ama bu kadın hem sağır-dilsiz hem de kördü...

Herkes gibi ben de çok etkilenmiştim Helen Keller'den.Onun hayatına ışık olan biri vardı ki,çabası takdire şayandı.

Perkins Görme Engelliler okulundan yeni mezun olan, 20 yaşındaki genç öğretmen A. Sullivan, okulundaki öğrencilerinin Helen’e götürmesi için yaptıkları oyuncak bebekle başladı işine.

Elleri ile Helen’in ellerine “bebek” sözcüğünü heceledi. O’nun nesneler ve harfler arasında bir bağlantı kurmasını sağlamak istiyordu. Helen harfleri doğru olarak yapmasını çok hızlı öğrendi ama bunu yaparken henüz bir sözcüğü hecelediğini ya da böyle bir sözcük olduğunu bilmiyordu.

Bir gün Helen ve öğretmeni bahçedeki tulumbanın yanına gittiler. Öğretmen tulumbadan suyu çekerken Helen’ in elini akan suyun altına tuttu. Soğuk su Helen’in bir eline akarken, öğretmen diğer eline “s-u” sözcüğünü önce yavaş, sonra hızlıca heceledi. İşte o anda Helen’in kalbi yerinden fırlarcasına çarpmaya başladı. Öğretmenin vermeye çalıştığı mesajı almıştı..


Helen Keller'in hikayesi sadece engelli bireylere değil, günümüzün tüm duygudan yoksun insanlarına ibret verecek nitelikte.Fiziksel engelli olmak; yaşamaya,hayata bağlı olmaya,mutluluklardan,neşeden yoksun kalmaya engel değil. Olaylara duyarsız olanlar,vicdanları hiç olmayan anne-babalar, acımasız evlatlar duygudan yoksun engellilerdir bana göre...

Nuray Bartoschek'in enfes çevirisiyle okuyacağınız bu hayat hikayesinde, hepimize küçük dipnotlar var..

Ayrılırken bu yazıdan, minik not defterimize yazmamız için...



Pin It!

9.03.2008

İşitmek Önemli Mi?








Bütün çocuklar oyun oynamayı sever.Oyun ile bambaşka dünyalar keşfedip gelişimlerini hızla ilerletirler.Kimisi resim yapmayı,kimisi ata binmeyi,kimisi de top oynamayı sever.Çocuklar, oynadıkları oyundan lezzet alabilmek için beraberce oynamak zorundadır.

Dünya üzerindeki sesleri kulağımız aracılığı ile duyarız.Kulaktan beynimize gelen tüm sesler, belli bir düzen içinde değil kişinin iradesi ile algıladığı seslerdir.Yani işitmekte olduğumuz seslerden yine kendimiz sorumluyuz.Kulak ve işitme; dedikodu, arkadan çekiştirme ve kötü alışkanlıklara alışmışsa o organın taştan farkı yoktur.

Yetişkinler de hobileri sever.Hobiler sayesinde sosyal hayat genişler,monotonluktan kurtulunup renkli bir gün geçirilir.Kimi balık tutar,kimi alışverişe çıkar,kimisi de doğa yürüyüşlerine katılır.Yetişkinler de hobilerinden aldıkları lezzeti anlatacak,mutluluklarını paylaşacak dost ve arkadaşlara ihtiyaç duyarlar.

İşlevini layıkıyla yerine getirilmesine izin verilmeyen kulağın; dedikodu sayesinde tüm dostlukları yıkılır.O kişi yapayalnız kalır...

Anlatacak birilerini bulamayan insan;
duysa ne olur
duymasa ne olur...




  • Resmin kaynağını görüntülemek için üzerini tıklayınız.
Pin It!
Related Posts with Thumbnails
01 09 10