30.12.2007

İşitme Kaybınız varsa....


Şeyma,yılın son toplantısını planladığı gibi sürdürebilmek için günlerce yoğun tempoda çalışmıştı.Uçağın kalkmasına 3 saat kala son anda kuaförüne gidip saçlarını sıkı topuz yaptırdı.Gri etek-ceket takımının içine giydiği parlak siyah bluzu ile günü başarıyla geçireceğine emindi.

Viyana havaalanına indi,kendisini karşılamaya gelen Eileen ve Marceau kucak dolusu çiçekle karşıladılar onu.

"Willkommen Seyma" dediklerinde şaşırdı kaldı. Hiçbir şey duymuyordu, "hoşbulduk" demesine rağmen kendi sesini de duyamamıştı.

Başının döndüğünü ve elindekilerini yere düşürdüğünü farketti.

"Sağır mı oldum ?" diye o kadar çok panikledi ki, kulaklarındaki yüksek basınç nedeniyle oluşan tıkanıklığın geçtiğini farketmedi bile.O hafta yaptığı 4.uçak yolculuğuydu ve böyle birşey yaşaması normaldi.

****
İnsan hayatı boyunca her türlü olayla karşılaşabilir,her türl
ü denizde boğulabilir.

Sorunsuz bir hayat da yaşayabilir.

Unutulmaması gereken;başımıza gelen her ne ise muhakkak bir çıkış yolunun olduğu ve dert/sorun ya da hastalıkların muhakkak çözümü olduğudur.

İşitme kaybınız varsa veya aile fertlerinizden birinde işitme kaybından şüpheleniyorsanız öncelikle sakin olmalı ve olayı kafanızda büyütmemelisiniz.Bu konuda pozitif ve ılımlı olmanız,iyileşme ve tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.


İşitme kaybının tam saptanabilmesi için tam teşekküllü devlet hastanelerinden faydalanılmalıdır.Randevu ve teşhis aşamaları , özel hastanelere göre size uzun gelebilir.Uzun gelmesinin en iyi yanı;işitme kaybının varlığına alışmak ve onu kolaylıkla kabulleniyor olmaktır.

Kontrolden sonra,odyo testinizde işitme kaybınız ortaya çıktığında tedavi olarak işitme cihazı,ameliyat ya da ilaç tedavisi söylenir.


İşitme kayıpları farklı farklıdır,bunları ortaya çıkaran sebepler de farklıdır.Bunun için KBB uzmanının size göstereceği adımları iyi dinlemeli ve hayatınıza uygulamalısınız.



İlaç tedavisi de olsa,cihaz tedavisi de olsa,işitme kaybının da çözümü var görüldüğü gibi.Ama bu yazımda asıl vurgulamak istediğim şey;işitme kaybı hayatı avuçlarınızdan kaydıracak bir kayıp değildir.Daha önceki yazımda bunun bile sayfalara sığmayacak avantajları olduğunu anlatmıştım.

İşitme kaybınız varsa hayatı dolu dolu yaşamaya devam edebilirsiniz.

Süregelen yaşantınıza ufak değişiklikler serpiştirerek,değişik hobiler ekleyerek konsantrenizi farklı yönlere çekebilirsiniz.

"Gerekli olanları duyuyorum,gerisi zaten fasa-fisodur" bana göre diyebiliyorsanız,başarıyorsunuz demektir.







Pin It!

28.12.2007

Sobe


Sevgili Moonsun ve Hedikli Ev, sobe davetiniz için teşekkür ederim.

Ben küçükken; yani 8-9 yaşlarındayken, babamın Almanya'dan getirdiği alışveriş kataloğundaki satış rafından yapmasını çok istemiştim.Kitaplık boyunda,akçaağaç rengindeydi.Evdeki tuz,salça,pirinç ne varsa koyup satmayı hayal ediyordum...Babam bana kıyamadı o yaşta,yapıvermedi :(

Ben aslında; son aldığım 6 kitabı bu ay bitirmeyi hedeflemiştim.Her zamanki bahanelerle (yoğun iş hayatı,çocuk,ev,yemek vs) bu plana uyamadım yine...

İlk kopyamı ne zaman çektim; ilk kopyamı hatırlamıyorum da lise de kopya çekmekten zevk aldığımı hatırlıyorum.korka korka çektiğimiz kopyalarda heyecan bir başka olurdu.pişman mıyım? hayır :) işe yaradı mı? hayır :)

En saçma huyum ; yaptığım alışverişlerden sonra duyduğum vicdan azabım.Birşeyi almaya çok heveslenip aldıysam hemen sonrasında inanılmaz bir hesaplaşmaya sokuyorum kendimi...( ah almasaydım,ona vereceğim parayla başka şey alırdım gibi)

Bence Cep telefonu; iyi birşey.Mesajlaşma sayesinde iletişim sorunumu ortadan kaldırdığı için seviyorum...

Aşk bence; dolu dolu hissediyorsan güzel şey....

En sevdiğim bloglar; güzel,farklı,eğlenceli ve eğitici yazabilenleri seviyorum...
Pin It!

25.12.2007

Çocuk büyütmek



Delfina günlerdir nerede hata yaptığını düşünmekteydi...

Anne olmak,
ebeveyn olmak ,
eski zamanlarda bu kadar zor muydu?

Eski dönem ebeveynleri; çocuklarının her bir adımını ölçüp tartan,doğru yolları sürekli gösteren/anlatan,çocuklarının yemek,ders ve alışkanlıklar konusundaki şımarıklıklarıyla ömür tüketen nesil miydi?

Hayır değildi....

Onlar,hayatın bize sunduğu zorluklar ve kolaylıklar arasındaki dengeyi çocuklar yüzünden bozmamış nesildi.

Güçlü,azimli ve merhametli nesil...

Oysa günümüz ebeveynlerinin tek derdi çocuklarıymış gibi hayat akıp gitmekte...Her 10 kadından 8'inin çocuğunda yemek ve ders sorunu var.Çoğu davranışlar, bilgisayar oyunlarıyla adeta yarışıyor.

"Söz dinlemeyen çocuklarda biz nerede hata yapıyoruz,nasıl aşacağız bu sorunları,bir çözümü yok mu "diye düşünürken aklına yıllar önce okuduğu kitaptan bir bölüm geldi delfina'nın...

Anne-kız sürekli tartışmaktaydı.Ergenlik çağındaki Meltem annesine karşılık vermekte,dersleri ile hiç ilgilenmemekte ve yalanlar söylemekteydi.Okuldan 16:00'da çıkmalarına rağmen hergün eve gelmesi 19:00 u buluyordu.

Annesinin üzüldüğünü görmek Meltem'i hiç etkilemiyordu.Annesi eve vaktinde gelmesini söyledikçe Meltem eve geç geliyordu....Bir sabah okul formasını giyip yeni aldığı converseleri bağlayan Meltem'e annesi şöyle dedi;

"Bu akşam kaçta geleceksin Meltemcim?"

"16:00 'da evde olurum annecim" diye yanıtladı kız...

Annesi sımsıkı sarılıp uğurladı kızını,kapıyı kapadı ve yere çöktü kaldı.Günlerdir kendini boş yere üzmüştü.Okuldaki Rehberlik Öğretmeni ile görşmüş ve sorununu anlatmıştı.O da ; soru sorarak sorunları çözümlemeyi önermişti.

Bu kadar basitti işte ...

Kızı o günden sonra hep 16:00'da evde olmuştu.Etkili bir yöntemdi ve bundan sonraki diyaloglarında bu yönteme ağırlık vererek sorunlarının üstesinden gelmişlerdi.

Delfina da bu yöntemi hatırlayarak günlerdir inadına dişlerini fırçalamayan oğluna " dişlerini mi fırçalıyorsun oğlum" dedi, o da " hadi beraber fırçalayalım anne" diye yanıtlayarak annesini hayretler içinde bırakmıştı , dişlerini de bir güzel fırçalamıştı.

Ebeveyn olmak sevgi,emek ve ömür verirken sabırlı olmak demek.

Onlara uygulanacak olan her disiplin yolu ; büyüdüklerinde,geçmişi mutlulukla ve özlemle anmalarını sağlayacak yöntem olmaldır.

Çocukları disiplin edeceğim derken,yüreklerinde sonsuz yaralar açacak disiplin yollarını kabul etmeyen , sabrıyla ve eğitmenliğiyle tüm nesillere örnek olan şimdiki yeni nesil annelerine selam olsun...







Pin It!

17.12.2007

ipod ipoddd :)

Euphoric'imin ne şirin i podu var yaaa,hadi ben de dinleyeyim dedim geçen akşam...cihazı çıkartmadan dinlemek imkansız,cihazı attım bir kenara taktım kulaklığı...aa o da ne , ses gelmiyor...euphoric kontrol etti,baktı çevirdi derken son sese getirdi :) en yüksek seste şarkıcının sesi değil de müzik aletlerinin sesi çoğunluktaydı...

ee şimdi ben bi ipod almaya kalksam koca kulaklıklarla mı gezeceğim sokaklarda?



komik olmaz mı :)

eee, siz nasıl çözdünüz kayıplı arkadaşlarım bakim bu konuyu :)







resimler için tşk; Freggle , zιиα
Pin It!

12.12.2007

Blogun Hayatımızdaki Yeri [mim]


Lyn bugün ne yazacak diye hergün merakla google reader'ime yazısını düşmesini beklerim.Her kelimesi,her cümlesinde öğrenilecek şeyler vardır.Olayları idealistçe gündeme taşır,irdeler ve yorumlar.

MaFiAMaX değişik bir mim dalgası başlatmış, lyn ise çok güzel yanıtlamış.pası bana da atınca günlerce kara kara düşündüm,onun kadar güzel anlatamazdım ama davete icabet de etmek gerekiyordu...

Teşekkürler Sevgili Lyn...
*****
1-Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Ocak 2007'de başladım.Önce wp ile açım,baktım ki çok yavaş açılıyor sayfalar,blogcu.com a geçtim.Geçtiğimiz aya kadar orada yazıyor olmaktan ne kadar keyif alsam da giderek artan sorunlar ile ben de veda ettim...
2-Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
İşitme kaybı ile yaşadığımız deneyimler,sorunlar ve çözümleri ile başladığım bloga küçüklük hatıralarımı ekleyerek kendimce farklı bir yolda ilerlemeye başladım.Hatırladıkça yazdım,yazdıkça yazmayı sevdim.İçimden geldiği gibi yazıyorum...
3-Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Eğer aklımda belli bir konu şekillendiyse bloga dökmem çok zamanımı almıyor,sadece konuya ilişkin resim bulmada çok zaman kaybediyorum.Resimlerin güzel ve farklı olması yazı ile örtüşüyorsa mutlulukla "yazıyı yayınla"'yı tıklıyorum.
4-Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Yo yo,halen eğlenceli bir uğraş.Blog yazarak birçok yetenekler gün ışığına çıkıyor.Yemek bloguna sahip olanlar,tasarım bloguna sahip olanlar mutlaka bir gün birileri tarafından keşfediliyor.İnsanın severek kendini geliştirdiği blog yazarlığı sayesinde farklı tecrübeler edinmesi ne güzel...
5-Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Ömrüm yettiği ve yazmaktan sıkılmadığım sürece....
Sevgili Safran,Nezaket,Betül sobelendiniz...
Pin It!

Gökkuşağı keyfi

Ey gökkuşağı sanadır sözüm,

Engin diyarlardan gelir bulutlarla benim özüm.

Öyle derin ,

öyle sessiz bakma bana..

Titretiyor gibi içimi o derin bakışların

Sanki yineliyorsun güzellik kavramını her oluşunda.

Sen bir ezgi,

sen rüya gibi bir şey..

Lagina'dan sımsıcak kucak dolusu sevgiler,üstteki şiirin yazarı bilinmiyor...

Pin It!

10.12.2007

Alışveriş Faciası / Dolandırılmış olmamın hikayesi...



arkadaşlar,sakın ola ki benim yaptığım hatayı siz yapmayın diye yazıyorum bunları...internet ile alışveriş de sizin de dolandırılmamanız için yazıyorum...


ticaretmerkezi.com diye bir alışveriş sitesi var,bir ay önce twist shape aldım oradan.ürün geldi sorunlu çıktı,4 günde çatladı,vidaları düştü,sesli çalışmaya başladı.firmayı aradım,şu adrese gönderin dedi,ben de paketine sardım yolladım,karşı taraf aramasın mı,bu ürünün bizimle alakası yok diye.tekrar alışveriş sitesini aradık,aa yanlış adresi vermişiz şu şu adres olacak dedi,bu sefer kargo diğer adrese gitti,diğer adres de aradı kargo parasını biz vermeyiz,kargoyu da kabul etmiyoruz diye...

sonra noldu,aradık tekrar biz o kargo ile çalışmıyoruz niye onunla yolladınız dediler.yaa siz benimle dalga mı geçiyorsunuz neden söylemediniz şu şu kargo ile gönderin diye,nereden bileyim sizin hangi kargo ile çalıştığınızı...unutkanlık oldu dediler ama diğer firma da ticaretmerkezi.com ile çalışmıyoruz demesin mi bu sefer....
müşteri hizmetleri ve site sahibi Ömer Kurt ile yüzlerce mail , telefon ve msjlar ile sonuca ulaşamadım.ürünü kendilerine gönderdik bu sefer kargo çok tuttu diye almadılar ve bana ürünü geri yolluyorlar...bozuk ve hatalı ürün,kendi bilgisizlikleri ve acemilikleri karşısında da benim içine düştüğüm durum..
orient - orion twist shape mi aman amannn....

şimdi bunlar ürünün parasını da geri vermeyecekler,80 ytl de kargo ücreti ödetecekler bana...toplam zararım 300 ü geçti.

bir aydır ödenen telefon parasının haddi hesabı yok arkadaşlar,sakın sakın,görmeden,dokunmadan hele ki kendini çok ii tanıtamamış bu sitelerden alışverişi asla yapmayın...
estore.com ile bir dünya alışveriş yaptım,hiç pişman olmadım,indirim var diye aldığım bu ürünle yaşadığım pişmanlığın boyutunu , sınırını anlatamam size...


sakın arkadaşlar,sakın haaa....


mailimden alıntı yapıyorum size.....

Site Yöneticisi Ömer Kurt Dikkatine,

Ek mesajlarla ve onlarca telefon görüşmesi ile yaşanan anlamsız trafiği sizin için özetlemek istiyorum.

*Geçtiğimiz hafta sitenizden ilk kez alışveriş yaptım,Twist Shape
08.11.2007 tarihinde bana teslim edildi.Hızlı teslimat için tşk ederim.

*Kullanmaya başladığım ilk gün çatır çatır sesler geldi ve basamakların
değdiği yerler çatladı.120 kg taşıyan ürün 68 kilo olan beni taşımakta
neden zorlandı?

*10.11.2007 tarihinde vidaları düştü...
*11.11.2007 tarihinde yüksek sesle çalışmaya başladı.
*12.11.2007 'de Müşteri Hizmetlerinizi aradık ve sorunumuzu
anlattık,tabii iade edebilirsiniz dediler ve adres bilgileri için bizi arayacaklarını
söylediler.

*O gün sizden telefon gelmeyince o akşam kargoyu paketledim,fatura,cd ve
tüm parçaları yerleştirdim ayrıca dilekçemi de koydum içine.Fatura
üzerinde yazan e-ticaret - Sivas adresinizi de kargonun üzerine yazdım.

*13.11.2007 de Mng Kargo kapıma geldiğinde adres için tekrar aradık
sizi,Sivas adresi değil İstanbul adresine gitmesi gerektiğini
söylediniz,o an orada adresi değiştirdik ve kargoyu teslim ettik.

*14.11.2007 de karşı firma aradı,bu ürünün onlarla ilgisi olmadığını,
orasının küçük ev aletleri satan bir yer olduğunu söylediler.Tekrar sizi
aradık,"aa yanlış adres vermişiz" dediler ve başka adrese yönlendirdik
kargoyu..
*Aradan 1-2 saat geçmedi ki bu sefer 2.firma aradı,biz kargo ücretine
karışmıyoruz ürünü kabul etmiyoruz diye.
*Tekrar sizi aradık,Zuhal hanımla saatlerce süren telefon görüşmeleri
yaptık.

*Zuhal Hanım dedi ki; "Niye anlaşmalı olduğumuz kargo firması ile
göndermediniz?" .....
Bu soru karşısında kalakaldık,sizin anlaşmalı olduğunuz firmayı nereden
bilecektik?Hem madem anlaşmalı firmanız var,ilk aradığımızda ve ertesi
günü teyit için aradığımızda şu şu kargo ile gönderin diye neden
demediniz?
*Dün süren maillere yanıt verilmediği ve sorun çözümlenmediği gibi,kargo
da hala Mng Bağcılar Şubesinde bekliyor...19 ytl kargo ücretini Ticaret
merkezi niçin kabul etmiyor? Ticaret merkezi hatasını anlayıp,sorunu
niçin
çözmüyor?İlk kez alışveriş yapan müşerisini niçin memnun etmiyor?
Ömer bey,bunları yazması bile ne uzun sürdü....Kendinizi benim yerime
koyarak,sorunu anlamaya çalışınız.

En kısa zamanda çözüm içeren mailinizi alacağıma inanıyor,saygılarımı
sunuyorum.



Pin It!

8.12.2007

heeeyyy Pegasus duy sesimiiii...



pegasus yaaa,
Türkiye içi uçuşlarda ilk kez dün akşam bindim sana...
ama olmaz ki,
böyle de olmaz ki...
oğlum ve ben kalakaldık öyle,
bakımlı ve ilgili hosteslerinizin anonsları karşısında..
yo yooo ayıp ve yanlış birşey söylemediler,
biliyorsun ki biz işitme kayıplıyız.
2 işitme kayıplı yolcun olarak anonsları anlamamızı sağlayacak bir sistem/yol/seçenek yoktu karşımızda.
biz de anlamadığımız için kısa panik yaşadık,
düştüğünü mü haber veriyor uçtuğunu mu,
yoksa uçaktaki göz alıcı (!) içki stoklarının tükendiğini mi,
yoksa İzmir'e 3 dk,Bodrum'a 15 dk kaldığını mı...
dönüş için bir anons listesi bulabilir miyim bakalım ?
ben bi araştırayım,gugıldan falan,
sen de dijital altyazı ekran olanakları konusunu düşün bir daha...
delfina
:)



resim için tşkler; albspotter
Pin It!

6.12.2007

Renkli kadın ~ Bette Midler

Bette Midler benim için çok özeldir.
İlkokul öğretmenim gibi,
sırlarımı paylaştığım ilk dostum gibi
kendimi yakın hissederim ona.

Geçmişe ait mutlu anlar,anılar hatırıma düşer ona denk geldiğimde.Mutfaktan gelen güzel kokular,kardeşlerin koşturmacası,annenin şefkati ile evdeki huzur...bunları hatırlayabilmek ne güzel...

Belki de bu kadının hayata hep olumlu bakıyor oluşu,hayat dolu oluşu etki bırakmıştır bende.Filmlerindeki olgun tavrı,yeri geldiğindeki çılgın tavrı renkli bir kişiliği olduğunun göstergesi.

Valizime heyecanımı,hasretimi koymuşken,
yola çıkıyor iken ,
bir güzel şarkısını da beynime ileteyim...





Pin It!

4.12.2007

İşitme Cihazlarının Kullanımı Ve Bakımı



Ödümüz kopar cihazımıza birşey olacak diye.Zaman zaman nemden iç kısmı buharlanınca çalışmaz hale gelir,pili bitti sanarız defalarca pilini değiştiririz,düğmelerini kontrol ederiz bakarız ki tık yok...İşte o gün bizler için kötü gündür.

Cihazlarımızın uzun ömürlü olması ve sağlıklı çalışabilmesi için uygulamamız gerekenler çok önemli...Neymiş bunlar;

  • Cihazınızın verimli bir şekilde çalışabilmesi için kullandığınız pilleri mutlaka işitme cihazları satan bir firmadan temin etmeniz gerekir.
  • Kesinlikle cihazınızı sudan ve aşırı tozdan korumalısınız. Bunun için yağmurlu havalarda veya çok tozlu ortamlarda cihaz kulaktan çıkartılmalı ve korunmalıdır.
  • Fazla terleyen kişiler arada sırada cihazı kuru bir bez yada mendille silmeli sonra tekrar kullanmalıdır.
  • Cihaz asla terli olarak kurumasına izin verilmemelidir. Bu tür olaylar cihazınızın parçalarının oksitlenmesine ve ömrünün azalmasına sebep olacaktır.
  • Cihaz, kırılmaması ve kişiyi rahatsız etmemesi için yatarken çıkartılmalı cihaz kapatılmalıdır.
  • Cihaz kullanım halindeyken saç kurutma makinası gibi ısı yayan cihazlardan korunmalıdır.
  • Saç sipreyi deodorant v.b. kimyasal ürünler cihaza temas ettirilmemelidir.
  • Cihazınızı kullanmadığınız durumlarda kutusunda muhavaza ediniz.
  • Sahil bölgelerine yaşayanlar için nem giderici ürünler kullanılmalıdır. Yetkili satıcınızda bulabilirsiniz.
  • Uzun süre kullanılmadığı zaman pil cihazdan çıkartılmalıdır.
  • Kulak kalıbının temiz olması sağlanmalı, kirlendiği zaman ılık deterjanlı bir suda bir müddet bekletilerek temizlenmelidir.(Sadece kulak kalıbı)
  • Her yıl mutlaka cihazınıza satıcı firma yada teknik servisine müracat ederek bakımı yaptırılmalıdır.
Bilgi için teşekkürler ; rehabilitasyon


Pin It!

2.12.2007

Dr.Oetker'in Faydaları

*Tatlı krizinize en pratik çözüm...
*Pastalara alternatif yaratıcılık.
*Kolay uygulanabilirlik sayesinde acil misafir kurtarma şeysi..
*Tarifini bilmiyorum demenizi imkansız kılan ürünler... ( İrmik Helvası,Kazandibi,Dondurmalar,Cheesecake)
*Zayıflamayı hızla yardımcı olan birbirinden enfes çıtırlar :) ( Vitalis Müsli )
*Sönmeyen kekler ile Kaynana sevdiren tozlar ( Kabartma Tozu )



Denesem mi denemesem mi derken,Créme Yogo Kayısılıyı bir çırpıda hazırladım.Evlere şenlik bu ürünü tadarken,aklıma annemin hazırladığı ev tarhanası geldi.Domates,yoğurt,biber binbir zahmetle karıştırılır,günlerce kurutulur ve toz haline getirilir.

Dr.Oetker amcamız , Türk Mutfağı'nda çok önemli yeri olan tarhanadan esinlenerek hazırlamış olmayasın ürünlerini? Logosundaki kırmızı beyaz renkleri içten içe Türk'lere teşekkür için olmayasın?

Bizi örnek aldığınız için çok minnettar olduk dr.oetker ve bütün dünya...

Pin It!

29.11.2007

Çığlıklar içinde, martılar gibi...



çığlıklar içinde, martılar gibi
gri gökle yeşil deniz arasında

Salon penceresinin önünde dizili olan ufak selvi ağaçlarını yakalamaya çalışıyordu küçük kız.Boyu biraz daha uzun olsa yapraklara yetişecekti…hepsini asılıp asılıp bırakmayı hayal ediyordu oysa...

Arkeoloji de okuyan yakışıklı dayısı izne gelmişti,onun bu halini görünce “ seni yaramaz kedi,gel buraya düşeceksin aşağıya” diyerek kucakladı...wuuuuuvvv diye uçurdu onu salonda,”işte böyle uçacaksın yarın” dedi...wuuuvvvvv,nasıl da neşeliydi delfina....

beyaz gülden daha beyaz,
karlar içinde oturan bir ben,
bir yıldız gökyüzünde

“dayıcım hani bana aldığın tahta topaç var ya,onu kardeşime hediye götürmek istiyorum” dedi, “olur tabi,güzel bir paket yapalım mı ne dersin?” diye neşesine ortak oldu dayısı..anneanneciği zevkli ve tutumlu bir kadındı,yama bohçasına kullanmadığı kumaşları koyar,onlardan değişik örtüler yapar,kıyafetleri yamardı...Bohçayı açtılar,birbirinden güzel kumaşları birbirine bağlayıp topaçı sardılar,kaneviçe ipleriyle de bağladılar paketi...” dayııı çok güzel oldu yaşasınnn” diye boynuna atladı , sarıldı dayısına...

aç kanatlarını
çırp hadi,
düş dünyadan sonsuzluğa

Mutfaktan mis gibi sac böreğinin kokusu gelir o sırada...Anneanne ve dedesi hızla hazırlıkları tamamlar.Sümbüller,lavantalar,ev ekmekleri,sarmalar,sucuklar valize yerleştirilir..

Rahmetli Mehmet Ali dayısı İzmir Adnan Menderes Havaalanı’ndan gözyaşlarıyla uğurlar yeğenini,hosteslere sıkı sıkı tembihler güzel bakın yavruma diye...


Lufthansa ile en güzel uçuşlarını yaşar delfina,kalbi güm gümm , günlerdir gün saymaktan heyecanlı,neşeli...

koş durma karış dalgalara,
yağmur ol boşal hayallere

Uçakla birlikte açmıştır kanatlarını o da…Ana-babasına kavuşmanın mutluluğu sadece o dakikalarda yaşanır…


çığlıklar içinde, martılar gibi.

o dakikalar anlamlı,
o dakikalar kıymetli….

İndiğinde görülesi manzara , tüm hasretleri,bekleyişleri yok etmiştir hep…

yaşlanmış ruhumla, genç bedenim içinde,
dev dağlardan daha yüksekte...

aç kanatlarını...

Şimdi ise, bir hafta kalmış aynı şeyleri yaşamasına…25 yıl önceki küçük kız oluvermiş birden…günler de geçmez ki,koca koca çarpılar işlense de takvime , rüyalarda uçağa yetişilmez,havaalanında kaybolunur,bilmediği yerlerde bulur kendini…

Rüya gerçek olsun ya da olmasın onun tek istediği,kavuşabilmek ailesine…

hala küçük olan o selvilere dokunabilmek,
sarabilmek anneannesini..
yürüyebilmek,soluklanabilmek Lagina yollarında,dağlarında,bahçelerinde…



Not; Şarkı sözü için tşkler alt
Pin It!

24.11.2007

Öğretmenler...Yeni Nesil Sizin Eseriniz Olacaktır...


İlk öğretmenim , Özgül öğretmenim'i hasretle ve özlemle anıyorum...Hayatımda çok ama çok büyük yeri var onun..Benim gibi şanslı olan milyonlarca öğrenciyi yetiştiren iyi kalpli,öğretmenliği hakkı ile yapabilen tüm öğretmenlerin ellerinden öpüyorum.


Oğlum'un Başöğretmen Atatürk için yazdığı şiir ile hepinizi duygu seline bırakıyorum...







Ata'm

1881'in yıldızı Türkiye'nin Kahramanı...
Ata'm , bilmem rahat mısın o kuru toprakta?
Bilmem,üzülür müsün bu günleri göremediğin için...

Ama Ata'm üzülme...
Biz sana ,
senin mükemmel diyebileceğin kadar bir Türk vatanı olduğumuzu göstereceğiz.
Ata'm , bilmem sıkılır mısın o kuru toprakta?

Ey şanı büyük Destanı Büyük Ata'm...
Üzülme...
Bu Türk Ulusu seni asla unutmayacak.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!



Pin It!

23.11.2007

Bloglarda Hüzün var Bugün...



Ölümün soğuk nefesini hissediyoruz bugün hepimiz...İçten,sıcak ve dostcanlısı bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz...

Son yazdığın yazı ile bizlere veda edeceğini bilemezdik Esra..Bencillik edip ilgilenmedk seninle...Sürekli arayıp sormamız lazımdı..

Affet bizi...

O uzak diyarda sevenin çoktu eminim,inan ki görmeden seni seven blog dostların da o kadar çok ki...Mekanın cennet olsun güzel insan....
Pin It!

22.11.2007

Delfina'nın anlamı nedir?


Bu güzel ismi nerden kaptığımı inanın hatırlamıyorum..Kitap arasında mı okudum,ordan burdan mı duydum,euphoric'imin kullandığı nicklerden miydi hiç hatırlamıyorum...

Bildiğim; bu nicki çok sevdiğim...

Herkes "delfina ne demek? " " delfina'nın anlamı ne? " diye aynı soruyu sormaya başlayınca , haa dedim şimdi yazmak farz oldu...

Herkes farklı anlamlar yükleyebilir , bana göre delfina'nın anlamı ; mutluluk,huzur,umut,inanç,iç denge,coşku ve neşenin tek bedende toplanışı....

Arama yaptrıdığımda iki yerde kullanıldığını görüyorum..Birisi California'daki
Delfina Restorant , diğeri de at yarışlarında bir sanatçının atı delfina :)

Ben bu ismi en çok Yunus Balıklarına yakıştırıyorum,hoş ya dolfin yunus balığı demek ama anlamıyla beraber düşünürsem aklıma ilk yunus balıkları geliyor...

Hayatı umursamazca,hızlı ve sevecenlikle yaşayabilen bu balıklara çok mu benziyorum ? :)


Pin It!

Resimlerin düşündürdükleri...

En sevdiğim şeylerden biridir...

Uzun uzun resimlere bakmak...


Kitap okumaktan,ev işi yapmaktan,tv seyretmekten sıkıldıysam ya da yapacak birşey bulamıyorsam,resimlere dalıp gitmeyi pek severim...En sevdiğim çizerlerden Dağıstan Çetinkaya'nın çizimlerini merakla bekler,heyecanla açarım sayfaları...


Baktıkça düşündüren,düşündükçe kelimeler dünyasında kaybolmayı sağlayan bu güzel resimler gibi çizebilmek benim içim imkansızdır...Başkalarının başarıları karşısında inanılmaz mutlu oluşum,sevinişim eksik kalan yeteneklerimi tatmine yetiyor..Kimse dört dörtlük olamaz ya öyle değil mi?


geceyi düsleriz gündüzken,
geceyken de gündüzü,
yitirebileceklerimiz yitiktir
onlardan uzaktayken ama
özleriz, döneriz yeniden

yitirmeden
yitirebileceklerimizi
yitiremediklerimize.
(oruc aruoba)















































Pin It!

20.11.2007

Bugün Çooookk Mutluyum..Çünküüüü

® cooriander


Çünküüüü,bugün küçcük guzum 12 oldu...Okuldaki coşkulu doğum günü partisi her yanıma sıçradı...

Onu böylesine mutlu görmek beni daha çok mutlu ediyor...Aslan oğlum benim,ömrün boyunca hep mutlu ol,hep neşeli ve coşkulu ol..Allah uzun ömürler versin.Bu uzun ömrün hep sağlık,neşe,mutluluk ve başarı dolu geçsin...

Sımmmsıkı sardımm,kokladım öptüm...

Pin It!

17.11.2007

Connie Talbot ve Delfina


Paul Potts videolarını izlerken bir de baktım ki küçük şirin bir kız…

Connie Talbot şekeri…



Sesinin güzelliği bir yana, onu gördüğümde beni en çok mutlu eden şey;

bu küçük şirin kızın Delfina’nın küçüklüğü ile tıpatıp olmasıydı…


Saçları,gülümsemesi nasıl da benziyordu bana…


Güleç insanların bu kadar sevilmesi, gülerken etrafa yaydıkları pozitif enerjiden…


Connie Talbot sen hep mutlu kal,Delfina gibi..


Tamam mı?




Pin It!

14.11.2007

Narı nasıl temizlesem?





Çok eskiden,hani herşeyin çok masum ve güzel olduğu yıllarda büyüklerimiz bizi çok güzel beslerdi.Herşeyin doğal ve lezzetli olanını bulmak çok kolaydı.Bunun için ovaya,bağa veya bahçeye gitmemiz yeterliydi...




Anneannem,bahçesinden narları toplar,akşamları mutlaka birer kase yedirirdi bize.Nasıl lezzetliydi,ekşi sevene ekşi nar,tatlı sevene tatlı nar...




Ondan öğrendiğim ve Ege'de özellikle Muğla'da çok bilinen nar temizleme yöntemini ,küçcük kuzumun çektiği video ile sizlere göstermek istiyorum....Artık nar temizlemek ne kolaymış deyip,her akşam bizim gibi nar keyfi yapabilirsiniz...




Afiyetle,













Pin It!

Hakkımda

İşitme Kaybı Blogu Hakkında;
Html'ye ilgi duymaya başladığım 1999 yılında bir gün heyecanla,işitme kaybımı anlatabileceğim sitenin planını çizdim.İşitme Kayıplılar nerelere gider,nelerden hoşlanır,neyi sever gibi günlük hayattan kesitler sunan bir siteydi planımdaki.

Blogculuk o zamanlar çok yaygın olmadığından bir süre erteledim bu planımı ama 2005'te blogcu.com yardımıyla ve sevgili arkadaşım Wise'nin önerisiyle,isitmekaybi.blogcu.com hayata adımını attı. Yazdıkça, anılarımı hatırlamaya başlamam,
hatırladıkça güzel şeyler paylaşıyor olmam,
sizlerle buluşmamı sağladı...

4.yılındaki bu blogun herhangi bir hedefi,amacı yoktur.Amaç sadece mutluluk ve güzellikleri
paylaşmaktır.

Aradığınız; neş'e,bir parça umut,samimiyetle paylaşılmış minik hatıralar ve tecrübelerse doğru adrestesiniz...


Delfina Hakkında;

Doğum günü: 11 Haziran, 1974
En sevdiğim kitaplar: Afrikalı Leo,Çocuğumu Nasıl Yönlendirebilirim?,Etkili Anne - Baba Eğitimi (EAE),Kızıl Nehirler, Anne-Baba ve Eğitimcilere Aspirin Öğütler,Pasta Dekorasyon Kitapları
Favori Film ve Tv Showlar: Kasımda Aşk Başkadır,Lost,Nip Tuck, Desperate Housewives,Martha Stewarts
Favori Yiyecek: İri Tarhana
En sevdiğim İçecek: Demli Çay
En sevdiğim renk: Turkuaz
Favori Sayısı: 7

Delfina hakkında biraz daha bilgi;
  • Ailemin ilk çocuğuyum.
  • 1996 doğumlu,dünya tatlısı bir oğlum var. 17 yıldır çalışan bekar anneyim.Hayatımın ve günlerimin güzelliği,oğlumun akıllılığından,ince düşünceli oluşundan...
  • Küçükken bisikletten çok düşerdim, aslında düşmez bir yerlere fırlardım :) Bacağımda bir sürü iz var halen :)
  • Bozulan müzik setini,elektrikli gereçleri tamir etmeyi çok severdim.Mobilya atölyemize gidip değişik çerçeveler tasarlar,üretirdim.
  • Almanya'da babam her yaz yüzmeye götürürdü ama izlediğim "Girdap" filminin etkisiyle bir türlü öğrenememiştim.(Halen bilmiyorum)
  • Lutfhansa uçakları bana özlem,kavuşma ve sılayı hatırlatıyor.
  • Ortaokul'da basket kaptanıydım,saatlerce oynamaktan yorulmazdım çünkü boyum 1.82 olsun istiyordum.
  • Kıskançlık nedir bilmem,3 kardeşimi hiçbir zaman kıskanmadığım gibi,kimseyi de kıskanmamışımdır.
  • Odtü Endüstri Tasarımı okumayı,kardeşlerimin önünü tıkamamak için vazgeçtim.Master yaparsam bu alanda yapmak istiyorum.
  • Annem ve babam birbirlerine hala deli gibi aşıklar,onların mutluluğu ve huzuru sayesinde,hepimiz azimli,tutku ve hırs dolu,inançlı insanlarız.
  • Bizim ailede herkes el sanatları konusunda yetenekli.
  • Eski eşyaları,yıpranmış ürünleri çok severim...
  • Delfina nicki,kızkardeşim euphoric'in önerisiyle ortaya çıktı.O değişik nickler uzmanı :)
Pin It!
Related Posts with Thumbnails
01 09 10